Alan Adı Yatırımcılığı:Yeni Başlayanlar İçin

Alan Adı Yatırımcılığı:Yeni Başlayanlar İçin

Alan adı yatırımcılığı ülkemizde her ne kadar önemi tam kavranamamış olsa da kanaatimce her geçen gelişen ve önemi anlaşılan bir sektör. Tabi böyle olunca her sektör kendi piyasasını oluşturduğu gibi alan adı piyasası da oluşmuş durumdadır. Her gün bu piyasaya kurumsal ve bireysel oyuncular katılmaktadır. Yazımızın konusu da bu piyasaya yeni katılanlara tavsiyelerimiz üzerinedir.

Alan adı sektörü tam bilinmediğinden veya eksik bilindiğinden sanki bu alanda kazanılan paralar zahmetsiz, emeksiz para gibi algılanmaktadır. Oysaki bu işi layıkıyla yapan insanların saatlerini bilgisayar başında araştırma yaparak geçirdiğini bilenlerdenim. Hele birde medyada şu alan adı şu kadar milyon dolara satıldı haberleri çıkınca bir çok insanın iştahı kabarmakta ve bilinçsizce bu sektöre dalmaktalar. Ve akabinde yaşanan koca bir hüsran. Bu hayal kırıklığını yaşamamak için bu sektöre girecek kişilerin ilkönce alan adı sektörü ile ilgili temel kavramları bilmesi gerekiyor. Alan adı nedir, uzantıları nedir, nasıl kaydedilir, nereden kaydedilir, alan adı satış platformları nelerdir, jenerik domain nedir, domain sorgulama nedir, bu sektörde belli başlı aktörler veya kurumlar nelerdir konularında bilgi sahibi olmalıdırlar.

Yeterli bilgiyi veya kavramları öğrendiğini düşünen arkadaşlarımız domain satış platformlarında yapılan satışları incelesinler. Hangi domainler kaç liraya satılmakta, hangi sektörlerdeki domainler para etmekte. Bunun elimizdeki domainlerin gerçek değerini belirlemede ciddi katkısı olacaktır. Alan adlarıyla ilgili bilgi sahibi olduktan sonra karar verilmeli. Ben alan adı yatırımcısı mı olacağım yoksa alan adı satıcısı mı. Bence bu ikisi bana göre bir birinden farklı kavramlar. Yatırımcı değerli gördüğü bir alan adını alır uzun süre elinden çıkarmayı düşünmez, yeterli şartların oluşmasını bekler ve doğru zamanda doğru kişiye satar. Ama alan adı satıcısı fırsatları, olayları ve gündemi iyi analiz eder domaini alır ve ilk fırsatta satar. Birinci alan zor bir alan. Çünkü sabır gerektirir, her sene alan adı yenileme ücretleri olacağı için belli bir ekonomik birikimde gerektirir. Ama ikinci alan biraz daha kolay ve neticesi daha erken alınan bir alan. İşte bu noktada çok yanlış yapılmakta. Bu sektöre yeni başlayanlar başlangıçta benim yaptığım gibi indirim kodları veya normal şekilde hiç düşünmeden aklına gelen domainleri kayıt etmekte. Başlangıçta ücret fazla olmadığı için bataklık gibi bizi içine çekmekte, kendimize geldiğimizde ne kadar çok alan adı kaydettiğimizin farkına varıyoruz. Daha sonra o domaini alan kişiye sorulduğunda bunu neden aldın diye, “bana güzel geldi o yüzden aldım der”. Oysaki alan adı yatırımcılığında bana göre diye bir şey yoktur. Kendin projelendireceksen bana göre der alırsın domaini ama satma amacıyla almışsan kendini satacağın kişinin yerine koyup, o kişi gibi düşünüp öyle karar vereceksin. Netice de bu işi yapan kişi domaini satacağı kişi için kayıt etmekte. Zamanın birinde okuduğum makalede bu konuyla ilgili Ali Oğuz “Siz mucit değil, yatırımcısınız. Yeni isimler düşünmek ve icat etmek yerine, insanların ilgisinin olduğu alanlardaki isimleri alıp sağlam yatırımlar yapmaya çalışın.” demişti.

Aklımıza gelen ilk domaini aldık, kısa zamanda kocaman bir portföy yaptık. İşte yanlış bur da geliyor. Maliyet hesaplaması yapılmaması. İlk yıl onlarca alan adını aldın ve teklif gelmesini beklemeye başladın, ama hiç teklif gelmiyor ve alan adının yenileme süreside yaklaşıyor. Ya alan adını yenileyip başka alan adlarını almaya devam edeceksin, veya o alan adını yenilemeyip yeni alan adları bulmaya çalışacaksın veya bütün hayalleri yıkılmış bir şekilde bu işten vaz geçeceksin. İnanın bu şekilde hayallere dalıp, beklentisi gerçekleşmediği için bu işten vaz geçen onlarca insan tanıdım.  Bu duruma düşmemek için sonraki yıllarda düşünülüp iyi bir maliyet hesaplaması yapılıp ona göre hareket edilmeli.

Bu sektörle ilgili bir diğer önemli yanlış ise o kişi alır korkusuyla danışılmaması. Bence bu sektörde faaliyet gösteren kişilerle tanışın, onların deneyimlerinden tavsiyelerinden istifade edin. Bu sizi bir çok yanlıştan ve masraftan kurtaracaktır. Belli zamanlarda bu kişilerle bir araya gelip piyasayı değerlendirin, gelişmeleri analiz edin. Ve en önemlisi de farkına varmadan, fazla daldığınızda sizi uyaracak dostlarınız olmalı. “Çok fazla alım yapıyorsun” diye seni durdurmalılar. Şükür ki benim çevremde bu dostlardan var. Başta bu sektörün Uğur Abisi olarak bilinen Uğur Ata, Bilal Gültekin, İsmail Dinç öğretmenim, r10 da kaplan rumuzlu Alper Er.

Bu sektöre girecek olan veya yeni başlayanlara son olarak şunu söyleyebilirim. Bu sektör öyle duygusallıkla, hayalperestlikle, ya tutarsa şeklindeki piyango mantığıyla yapılacak sektör değildir. Bu sektör araştırmayı, bilgi birikimi, sabırı, ileri görüşlülüğü gerektiren bir sektördür. Bu bilinçle hareket edildiğinde hem hayal kırıklığı yaşanmamış olunur hem de sevdiğimiz bir işten para kazanmış olursunuz. Yazıyı uzatmamak adına başka söylenmesi gerekenleri başka bir yazının konusu olsun diyorum. Eğer bir yanlış bilgilendirmem olduysa veya sizin aklınıza gelen bir şey olduysa yorum kısmından yazabilirsiniz.

Bir öncelki yazımız olan “Alan Adı Kayıt Firması Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenlerkonusunuda okumanızı tavsiye ederim.

3 Haziran 2015, Çarşamba